Haberler
Köy Tarihi PDF Yazdır E-posta

TARİH:

Çankırı bölgesi , kuruluş bakımından Milattan önceki yüzyıllara dayanan Anadolu’nun eski yerleşim merkezlerinden biridir. Orta Asya kökenli olduğu bilinen Etiler, tahminen Milattan 3000 yıl önce Anadolu’ya geldikleri zaman Kızılırmak kenarına ve yakınlarına yerleşmişlerdir. Bu İtibarla Çankırı ve yöresinin Etilerin yerleşim bölgesi olduğu bu döneme ait kalıntılardan anlaşılmaktadır. Etiler’den sonra Anadolu, Paflogonlar, Persler, Galatlar, Romalılar ve Bizanslıların istilasına uğramıştır. 1071 Malazgirt savaşı ile açan Anadolu’yu Türklere açan Alparslan’ın Emirlerinden ve Torunu Danişmend Ahmet Gazi Malatya'da bir Beylik kurmuş, önce Tokat ve Çorum Şehirlerini ele geçirdikten sonra Çavlı Bey'in kumandanlarından Karatekin Gaziyi Çankırı kalesinin fethine memur etmiştir. 1082 yılında Çankırı'yı fetheden Emir Karatekin burayı idari merkez yapmıştır. 11000 yılında Danişmentlilerin toprakları Selçuklulara iltihak edince Çankırı da Selçuklu yönetimine girmiş, Selçuklu Devleti'nin parçalanması ile bu yörede Çandaroğulları Beyliği kurulmuştur. Beyliklerin dağılması üzerine Çankırı 1389 yılından itibaren Osmanlı topraklarına katılmıştır.
Bakırlı Köyünün yerleşim alanı Çankırı'ya 33 km. olması nedeniyle tarih bakımından da Çankırı tarihine benzerlik arz etmektedir.
Bakırlı köyünün kuruluş tarihi kesin olarak bilinmemekte ise de, İnderesi mevkiindeki odalar halinde oyulmuş mağaralar ve kalıntılara bakıldığında buralarda M.Ö den beri insanların yaşadığı anlaşılmaktadır.


Yaylalarımızın bulunduğu mevkiinde M.Ö.sine ait Hitit (Etiler) dönemi kalıntılara rastlanmıştır. Köyümüz eşrafından Hacı Halil Oflaz tarafından, iki insanı n rahatlıkla sığabileceği büyüklükte Etiler dönemine ait bir küp bulunmuş olup, bu küp halen Ankara Arkeoloji Müzesi Bahçesinde sergilenmektedir. Yine aynı mevkide Hitit dönemine ait para ile Ahlatlı Çukur denen yerde çanak, çömlek, cam eşya kalıntılarına rastlanmıştır.


Bakırlı Köyünün eski adı ARAP olup, Köyün etrafında Bakirli Tepesinde ve Tosun Taşı mevkiinde bakır oluşumları bulunması nedeniyle 1930'lu yıllarda ismi BAKIRLI olarak değiştirilmiştir.
Bakirli Köyünün kuruluşu ve ismi ile ilgili değişik söylenceler vardır.


Oğuz boylarının Anadolu'yu yurt edinmeye başladığı yıllarda Emir Karatekin ile Çankırı yöresine gelen Türkmenlerin buralara yerleştiği, yerleşim yerlerine gelen obaların (Kayı, Karakoçaş, Çapar, Dodurga, Çavundur, Özbek gibi) isimlerinin verildiği bilinmektedir. Arap Köyü'nün de Oğuzların Türkmen-Teke-Ötemiş-Saçmaz boylarından Arap Obasından Arap Ali'nin kurduğu, isminin de kurucusundan geldiği rivayet edilmektedir.


Bir rivayete göre, köyün bugünkü yerinde 10-15 aile yaşamakta iken, diğer taraftan köyün sınırları içinde bulunan Yoncalı, Yuva, Yörük mevkilerinde yaşayan diğer Türkmenlerin de o dönemdeki eşkıya baskısı ve istilalara karşı koyamadıklarından evlerini terk ederek kendilerini güvenceye almak için Arap Ali ile birleşerek köye iltihak ettikleri söylenmektedir.
Türk Tarih Kurumu VII Dizi Sa246 yayınlarından;
Abdülkadir İnan'ın "Tarihte ve Bugün Şamanizm" eserlerinde belirtilen;
-Güneş ve ay tutulduğu zaman, bunları kötü ruhun elinden kurtarmak için, bağırıp çağırmak, davul veya teneke çalmak
-Ormanların ve ağaçların kutsal sayılması,
-Ateşe bakıp kehanette bulunmak, ocakta külün kıpırdadığı görülürse ailede çocuk doğacağını yorumlamak.
-Aile ocağına bağlı kalmak, Atamızın yaktığı ocağı bayramlarda ziyaret etmek.
-Loğusayı Albastıdan korumak için kırmızı şerbet sunmak,
-Aşık Kemiği ile oyun oynamak.
-Kürek Kemiği ile fal bakmak,
-Büyükanalara Ebe şeklinde hitap etmek,
-Yağmur duasında kırk bir taşa dua okuyup suya atmak,Gelinin geldiği gün başında buğday, çerez gibi saçı saçmak,
-Gelinin muayyen bir süre kayınbaba ve kayınbiraderleri ile yüksek sesle konuşmaması.
-Değişik suretlerde görülen, yolcuların yolunu şaşırtan yanlış yerlere çeken Albıs, Azıtmaç söylentileri.
-Çocuk dünyaya geldiğinde ziyafet çekilmesi,
-Yağmur duasında elbiselerin ters giyilmesi,
-Kutlu ağaçlara, çalılara bez, paçavra bağlanması gibi, Orta Asya Şamanizm’inden kalma inanç ve adetlerin, köyümüzde de uygulandığı, bu adetlerden de görüleceği gibi Köylülerimizin Orta

Asya Kökenli Oğuz Türkmen boylarından olduğu anlaşılmaktadır.
Köy halkı asilere ve eşkıyaya baskısına karşı korunmak için Göz Kayalarında devamlı nöbetçi bırakarak gözetleme yaptığı, gelenler olduğunda işaretle köy halkına haber verilerek Göz Kayalarına saklanıldığı, Göz Kayaları isminin de bundan kaldığı, söylene gelmektedir.


Tarihe bakıldığında 1800 yılların başında Anadolu'da isyanların olduğu, aynı dönemde Çankırı ve yöresinde Kadıkıran Mehmet diye anılan bir eşkıyanın (Levent Eşkıyasının) ayaklandığı bilinmektedir. Mısır Valisi Kavalalı Mehmet Ali Paşa'nın
Osmanlı’ya ait isyanı ile Anadolu'ya girişi ve kumandanı Koca Arap'ın, Osmanlı Ordusuna katılmak isteyen Levent Eşkıyası üzerine yürüdüğü, iki ordunun Dümeli (Eldivan) ovasında karşıladığı,Koca Arap'ın yenilerek güney yönünde kaçtığı, kaçarken köylerden birinde köylüler tarafından yakalandığı ve öldürüldüğü Çankırı tarihinde yer almaktadır.Yaşlı köylülerimizin "çok önceleri köyümüzde bir Arap büyüğünün öldürüldüğü yüzünden Arap'ın öldürüldüğü köy anlamına ARAP ismi verildiği Çankırı tarihindeki bilgi birleştirildiğinde Köyümüzün, 1830 yıllarında kaçan Arap birliği yakalayıp komutanının cezalandıracak kadar kalabalık olduğu anlaşılmaktadır.


Köyümüzü kuranların cami önünde bulunan Acıpınar (Maden Gölü) çevresinde yerleştiği, köyün ilk çeşmesinin burası olduğu, diğer çeşmelerden Şabandere pınarının 1849 yılında, İnderesi ve köy ortasındaki pınarların 1869 yılında yapıldığı, büyüklerimiz tarafından bilinmektedir. Ense ve Aşağıpınarların 1900 yılları başında, köy camisinin ise 1904 yılında yapıldığı, üzerinde yazılı tarihten anlaşılmaktadır.


Bakırı Köyü, Anadolu'nun fethinden sonra düşman işgaline uğramamış nadir köylerdendir. Buna rağmen dedelerimizin Yemen'e gittiği, Balkan Harplerine, Kafkas Savaşlarına, 1. Dünya Harbine ve Kurtuluş Savaş'ına katıldıkları ve bu uğurda pek çok şehit verdikleri, İstiklâl Harbinde İnebolu'dan gelen silah ve cephaneleri köyümüzün önünden geçen Ulu Yoldan Ankara'ya kağnı arabaları ile ninelerimizin taşıdığı ve asker sevkıyatında köyümüzün konaklama yeri olduğu bilinmektedir.

Sosyal Paylaşım Sitelerinde Paylaşın